Boşanma Davasında Kusurlu Eş

T.C.
YARGITAY
2. Hukuk Dairesi

E:2005/16055
K:2006/755
T:02.02.2006

4721 s. Yasa m. 166/2

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : 1- Boşanmaya neden olan olaylarda eşini döven, evden kovan, hakaret eden ve birlik görevlerini yerine getirmeyen koca tamamen kusurludur.
Türk Medeni Kanununun 166. maddesi hükmünü tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamamak ve değerlendirmemek gerekmektedir. Çünkü böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer. Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonra da mademki birlik artık sarsılmış diyerek boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir.
Öyle ise Turk Medeni Kanununun 166. maddesine gore boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz yada az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlıgı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır.
Az kusurlu eş boşanmaya karşı cıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına bosanma kararı verilebılmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı. Eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır. ( TMK md, 166/2 )
Mevcut olaylara gore evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu durumda acıklanan nedenle isteğin reddi gerekirken yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşulerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
2- Kadının birleşen davasında bosanma talebi bulunmasına rağmen, bu konuda olumlu-olumsuz bir karar verilmemesı dogru değildir.
3- Kadının birleşen davasında, tazminat istemi eşya ve otomobile katkıya ilişkindir. Bu tazminat talebi boşanmanın eki niteliğinde değildir. Harca tabidir. Başvurma harcı alınmıştır. Mahkemece nisbi harç tamamlattırılarak ( Harçlar Kanunu md.30-32 ) bu taleple ilgili de olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozma nedenidir.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün 1. 2. ve 3. bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dikkate alındığında sair temyiz yönlerinin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.02.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.