Boşanma Davası Velayet, Çocukları Durumu

T.C.
YARGITAY
2. Hukuk Dairesi

E:2006/12007
K:2006/18552
T:28.12.2006

BOŞANMA

1086 s. Yasa m. 389,388,427/6

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Ebru Eltaş tarafından 13/9/2004 tarihinde davalı Abdullah Eltaş aleyhine açılan boşanma davasının, tarafların boşanma konusunda anlaştıklarına dair beyanları ve imzaladıkları protokol doğrultusunda kabul edildiği, annenin velayetine bırakılan küçük Dilek için kısa kararda dava tarihinden itibaren aylık 50.00 YTL. iştirak nafakasına hükmedildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında iştirak nafakası konusunda olumlu ya da olumsuz herhangi bir hüküm kurulmadığı, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştigi anlaşılmaktadır.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. maddesi hükmune gore kararlar arasında celiski bulunmaması gerekmektedır.

Aynı Kanunun 389. maddesi hükmüne göre ise, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gosterilen tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur.

Yargıtay İçtihadı Birlestirme Büyuk Genel Kurulunun 10/4/1992 tarih ve 1991/17 esas, 1992/4 karar sayılı kararın geregince de, sonradan yazılan gerekceli kararın mahkemece tefhim edilen kısa karara uygun olması gerekır.

Mahkemece duruşmanın bitimini müteakip taraflara tefhim edilen kısa karar ile daha sonra tebliğ edilen gerekçeli kararın birbirine uygun olması gerekirken kararlar arasında çelişki oluşturulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 28/12/2006