Boşanma Maddi Tazminat

T.C.
YARGITAY
2. Hukuk Dairesi

E:2005/697
K:2005/2773
T:24.02.2005

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi ( MK.Md, 4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru gorülmemiştir.
3- Tarafların tesbit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, ozellikle aile bütünlüğune yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol acan olaylarda ağır ya da esıt kusurlu olmadıgı anlaşılmasına nazaran davacı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır.
Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Borçlar Kanununun 44. ve 49. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat ( TMK.174/2 ) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
4- Yoksulluk nafakası açısından kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 381/2 maddesi uyarınca kararın tefhimi en az 388. maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanagına geçirilerek okunması suretiyle olur. Bu durumda gerekceli kararın, tefhim edilen karar yanlışta olsa, buna uygun duzenlenmesi gerekmektedir. Yanlıslık ancak temyız yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir.
Tefhim edilen kararla gerekçeli karardaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.4.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün 2 ve 3 ncü bentlerde gösterilen nedenlerle davacı kadın yararına, 4 ncü bentte gösterilen nedenlerle davalı koca yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının 1. bentte gösterilen nedenlerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.02.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.