Boşanma Davalarında Nafaka

Nafaka, bir kimsenin geçindirmekle yükümlü olduğu kişilere mahkeme tarafından bağlanan aylığa verilen isimdir. Başta

Anayasa ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘nun en temel ilkelerinden olan ailenin ve dolayısıyla toplumun korunması amacına yönelik olarak konulmuş bir önlemdir. Nafaka, eşler lehine boşanma davası ile birlikte, boşanma davasından bağımsız olarak, boşanma davasından sonra talep edilebileceği gibi, müşterek çocuklar, altsoy, üstsoy ve kardeşler için de talep edilebilir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre eşlerden birinin talebi üzerine Aile Mahkemesi, birlikte yaşamaya ara verilmesinin haklı bir sebebe dayanması, eşlerden birinin haklı bir sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi üzerine diğer eşin ne miktarda parasal katkı yapacağına yani nafaka miktarına hükmeder.

Uygulamada gerek eş gerekse ergin olmayan çocuklar için hakim tarafından belirlenen bu parasal katkıya bağımsız tedbir nafakası adı verilmektedir. Yine, boşanma veya ayrılık davası açılınca davanın devamı süresince geçici önlem olarak eş lehine takdir edilen parasal katkıya geçici tedbir nafakası adı verilmektedir.

Boşanma davası sonucunda yoksulluğa düşecek eş lehine takdir edilen parasal katkıya yoksulluk nafakası, ergin olmayan müşterek çocuk için takdir edilen nafakaya iştirak nafakası adı verilir.

Yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan altsoy, üstsoy ve kardeşler için mahkeme tarafından takdir edilen parasal katkıya ise yardım nafakası adı verilmektedir.

 

İştirak nafakası boşanmanın çocuklarla ilgili sonuçlarından biridir. Nafaka, bir kimsenin bakmakla yükümlü olduğu kimseler lehine mahkeme tarafından bağlanan parasal aylığa verilen addır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre koşulları oluştuğunda çocuklara tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakası bağlanabilmektedir. Eşler, aile birliğinin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. Yine eşler, birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar. Bu minvalde, ana ve baba, çouklarının bakımı, gözetimi, korunmaları ve eğitilmeleri ile yükümlüdürler. Boşanma davası sonucunda çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi ödevi velayet hakkı kendisine bırakılmış olan ana ya da babaya verilmiş olur. Velayet kendisine bırakılmayan diğer taraf bu bakım ve yetiştirme görevinin gerektirdiği giderlere mali gücü doğrultusunda katılmakla yükümlüdür. Bu katılma borcu gereğince mahkemenin velayet kendisine bırakılmamış taraf aleyhine takdir ettiği ödeme borcuna iştirak nafakası adı verilir.

Çocuklara boşanma kararının kesinleşme tarihine kadar verilen nafaka, iştirak nafakası değil tedbir nafakasıdır. Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra çocuk için verilen nafakaya iştirak nafakası adı verilir. İştirak nafakası kapsamına çocuğun, yiyecek giderleri, giyecek giderleri, barınma giderleri, sağlık giderleri, dinlenme giderleri, eğitim-öğretim giderleri, harçlık giderleri, ulaşım giderleri girmektedir.

Yoksulluk nafakası, boşanmanın eşlerle ilgili mali sonuçlarından biridir. Nafaka, bir kimsenin bakmakla yükümlü olduğu kişilere

mahkeme tarafından bağlanan aylığa verilen addır. Boşanan eşlerin birbirine tam olarak yabancı sayılamayacağı, beklenen çıkarların aniden kaybedilmesi, iddet müddeti ( boşanmış kadının yeniden evlenebilmesi için geçmesi gereken bekleme süresi), ahlaki yardım gerekçeleriyle kanunlarda yer almakta ve bu ilkeler ışığında hakimler tarafından takdir edilmektedir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek taraf, kusuru diğer taraftan daha ağır olmamak şartıyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak yoksulluk nafakası isteyebilir. Önceki Medeni Kanun’da yer alan erkeğin kadından isteyebilmesi için kadının hali refahta olması kuralı kadın-erkek eşitliği ilkesine uygun olarak çıkartılmıştır.

Yoksulluk Nafakası isteyebilmek için bazı şartların varlığı gerekmektedir: talep eden taraf diğer taraftan daha ağır kusurlu olmamalıdır; yoksulluk nafakası isteyen yoksulluğa düşecek olmalıdır; bunun yanında yoksulluk, boşanma sebebiyle oluşmalıdır, isteyenin yoksulluğa düşmesi kendi iradi hareketleriyle gerçekleşmemelidir.

Yardım nafakası, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek altsoyu, üstsoyu ve kardeşleri bulunan herkesin bu kişilere olan yükümlülüğünü ifade eder. Nafaka, bir kimsenin bakmakla yükümlü olduğu kimseler lehine mahkemenin takdir ettiği aylık parasal katkı miktarına verilen addır.

Ergin çocuğa yardım nafakası talebi, boşanma veya ayrılık davası açılınca davanın devamı süresince eşlere ilişkin alınması gereken geçici önlemler dışında alınabilecek olan genel önlemlerdendir. Yardım nafakası talepleri, boşanma davasının eki olmayan davalardandır. Yardım nafakası talepleri, boşanma davasından bağımsız olarak usulüne uygun şekilde açılması gereken bir davaya konu olabilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘na göre çocuklara koşulları oluştuğunda tedbir nafakası, iştirak nafakası, yardım nafakası verilebilmektedir. Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar. Yine evlenme, kişiyi ergin kılar. Onbeş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.