Boşanma Davası Red Sebepleri

T.C.
YARGITAY
13. Hukuk Dairesi

E:2005/13817
K:2006/644
T:25.01.2006

4721 s. Yasa m. 227

Taraflar arasındaki alacak, tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Erhan Türkmenoğlu gelmiş, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sozlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı.
Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı, davalı ile 1975 yılından beri evli olduklarını, 2002 yılı Eylül ayından bu yana ayrı yaşadıklarını, açılan boşanma davasının reddedildiğini, evlilik birliği içerisinde birlikte aldıkları dairenin tapusunun davalı adına yapıldığını, katkısından dolayı 13 nolu dairenin tapusunun iptali ile 1/2 olarak adına tapuya tesciline mümkün olmazsa 1/2 bedeli olan 22.000.000.000 TL.nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının tapu iptali ve tescil davasının reddine, davacının katkı payından kaynaklanan 20.000.000.000 TL.nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı davalı ile 1975 yılında evlendiklerini, davalı adına kayıtlı taşınmazın ortak kazançları ile alındıgını ileri surerek katkı payına dayalı tapu iptali ve tescil ıle alacak davasını acmıstır. Dosya kapsamından taraflar arasında Denizli 1. Aile Mahkemesinde açılan boşanma davasının red edildiği, halen kesinleşmediği, tarafların ayrı yaşadıkları anlaşılmaktadır. 4787 sayılı Yeni Türk Medeni Kanunu 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe girmiş olup bu yasanın yürürlüğü ve uygulama şekli hakkındaki yasada yürürlükten sonraki tarihteki olaylarda bu yasanın uygulanacağı açıktır. Yine Yeni Medeni Kanunun 227. maddesi “…tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır…” belirtmesi karşısında, eldeki davanın 17.10.2002 tarihinde açılmış olup davanın açıldığı ve devam ettiği tarihte henuz boşanma gerceklesmedigine gore eldeki davaya bakmaya aıle mahkemeleri görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Davalı tarafça temyiz olunan kararın ( 1 ) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 450 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 25.1.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.